Diyarbakır Hakkında İklim

İklim

İKLİM

Diyarbakır Surları Kar Yağarken            Diyarbakır´da   sert bir kara iklimi egemendir. Yazları çok sıcak geçer. Ama, kış soğukları Doğu   Anadolu´nda olduğu kadar şiddetli değildir. Bunun başlıca nedeni, Güneydoğu   Toroslar yayının kuzeyden gelen soğuk rüzgarları kesmesidir. İl merkezindeki   meteoroloji istasyonunun gözlemlerine göre, en sıcak ay ortalaması 31 derece, en   soğuk ay ortalaması ise 1,8 derecedir. Bugüne değin ölçülen en yüksek sıcaklık   46,2 derece ile 21 Temmuz 1937 gününde, en düşük sıcaklık ise -24,2 derece ile   11 Ocak 1933 günü olmuştur.

            496 milimetre olan yıllık ortalama yağış tutarının   ancak yaklaşık yüzde 2´si yaz aylarında düşer. Kuzeydeki dağların eteklerine   doğru gidildikçe yağışlar da artar. Örneğin yıllık yağış tutarı Silvan´da 729,   Ergani´de 767, Kulp´ta 1.156, Lice´de ise 1.293 milimetredir.

            Son yıllarda yapılan barajların oluşturduğu yapay   göller (Karakaya, Atatürk, Batman, Silvan Barajları) geniş buharlaşma yüzeyleri   oluşturmaktadır.Bu nedenle de Diyarbakır Havzası´nın kuru havasının nisbi   neminde bir artış olmuştur. Ortalama nispi nem, en çok Aralık ve Ocak aylarında   ölçülmüştür. Bu aylarda % 77´ye çıkar.Temmuz-Ağustos aylarında ise nispi nem   değerleri % 20´ye düşmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ

             Doğal bitki örtüsünü, genellikle otsu bitkilerin   ağır bastığı bozkır bitkileri oluşturur. Bunlar ilkbaharda kısa bir süre içinde   yeşerip çiçeklenir, ama yağışların kesilmesiyle yaz başında kururlar. Çevredeki   dağlar, yer yer meşe ormanlarıyla kaplıdır. Orman bakımından çok yoksul olan   Karacadağ´ın Diyarbakır ili içindeki kesimlerinde yer yer meşe topluluklarına   rastlanır. Ama ormanlar, ilin toplam yüzeyinin onda birini bile bulmaz.

DİYARBAKIR’IN COĞRAFİ YAPISI

Diyarbakır ilinin büyük bölümü Dicle havzasında yer alır.İlin   batısındaki Çüngüş ve Çermik ilçeleri ise Fırat havzasındadır.

    Arabistan-Suriye kıta çekirdeğinin kuzey kesimi, Yukarı   Mezopotamya´nın Diyarbakır havzasını oluşturur. Bu kıta çekirdeği, kristalin   kayalardan bir yapı gösteren sağlam bir platformdur. Prekambrien, temel arazi   olduğu için kıvrılamamıştır. Fakat yer yer kırılmıştır. Daha sonraki Jeolojik   çağlar boyunca deniz ilerlemesi boyunca sular altında kalmış; tortulanma alanı   durumunu kazanmış ve deniz istilasından sonra bu tabakalar tortul alanları   meydana getirmişlerdir. Tektonik hareketler sonucu yatay duruşlu tabakalar, yer   yer eğilip bükülmüşler ve kıvrımlı özellikler kazanmışlardır.

Karacadağın en yüksek doruğu 1957 m. Yükseklik gösteren   Kollubaba tepesidir. Çevresine göre daha çok kar alan bu yüksek alan, bazı   akarsularında kaynak ve beslenme yöredir. Örneğin, Dicleye ulaşan Deve geçidi   Suyu, kaynağını Karacadağdan alır. Güneydoğu Torosların bir kesimini oluşturan   Maden dağları 2230 m. Gibi doruklara sahiptir. Bunların doğuya doğru   uzantılarına İnceburun dağları adı verilir. Lice-Kulp çizgisinin kuzeyindeki   dağların dorukları 2900 m. yi geçer (Ömer tepesi, Tosun tepesi). Muş’un   güneyindeki dağlarının çok yeri sarp ve yalçındır.

    Lice-Hazro-silvan arasında da dağlık alanlar dikkati çeker.   Burada Yumru dağı belirgin bir yükselti olarak görülür.

    İlin güney kesiminde Mardin eşiği-basamağının kuzey   etekleri yer almaktadır. Bu yöre vadilerle yarılmış olmakla birlikte düz   alanların geniş yer tuttuğu hafif dalgalı, tepelik bir kesimdir

     Böylece Diyarbakır ilinin ana yer şekil özellikleri ortaya   çıkmaktadır. Burası, çevrede dağların ve tepelik alanların yer tuttuğu, ortası   çukurlaşmış bir tekne özelliği gösterir ve coğrafyada tanımı yapılan “ Plato “   kavramına uyar

DEPREM ÖZELLİKLERİ (Sismoloji)

        Diyarbakır şehrinin kurulduğu zemin Tersiyer dönemine   ait kara renkli, çatlak bazatlardan bir yapıya sahiptir. Karacadağ’dan akan bu   bazalt örtüsünün kalınlığı,0-40 m. arasında altında değişir.Bazaltların 300-400   m. kalınlıkta kil kum ve çakıl tortularından oluşmuş bir seri yer alır.   Bazaltların üzerinde 0-3 m. arasında değişen kalınlıkta toprak örtüsü vardır.   Dicle vadisinde kil, kum, çakıl ve lığlardanoluşmuş genç Kuvaterner alivyonları   yer alır.

     Diyarbakır 4. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır.   Şanlıurfa-Fırat-Dicle deprem bölgelerinin etki alanındadır. Şehrin zemini deprem   bakımından sağlamdır. Deprem, tarihi eserlere hiç zarar vermemiştir. Bugüne   kadar kaydedilen en önemli deprem 1934 yılının Kasım ayının 27’sinde olan 14   yapının hasar gördüğü 100’den çok insanın hayatını kaybettiği yer   sarsıntısıdır.

  • EĞİL : 4. Derece depremlerin olduğu bölgede yer alır.
  • ÇÜNGÜŞ : 3. Derece tehlikeli deprem kuşağındandır. Ergani-Çermik kırık   sistemi ile Hazar Gölü kırık sistemi arasındadır.
  • ÇERMİK : 3. Derece tehlikeli deprem kuşağındadır.Bir fay (kırık) hattı   üzerinde yer alır.Dolgu-tortul alanlarda hasar oluşur.
  • ERGANİ : 3. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir. 1950ve 1971 depremleri   etkili olmuştur
  • DİCLE : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağında yer almakla birlikte hasar   yapıcı bir yer sarsıntısı kaydedilmemiştir.
  • HANİ : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır. Muş- Van bölgesi depremler   Hani yöresini de etkilemiştir. Kireçtaşı arazideki evler sarsıntılardan az zarar   gördüğü halde, alüvyal dolgu üzerindeki evlerde hasar meydana gelmiştir. 1975   yılında üç ayrı deprem Hani ve çevresine az-çok zarar vermiştir.
  • LİCE : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır. Sık sık sarsılan bir hat   (kırık çizgisi) Lice’den geçer . Bingöl ve Muş bölgesi depremleri de Lice   yöresinide etkiler.1938, 1955, 1965 depremlerinden sonra 1975 yılı Eylül ayının   6’ sında olan deprem büyük hasae yapmış ve insan kaybı çok olmuştur.
  • KULP : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır. Dolgu zeminde yapılan   evlersarsıntıdan hasar görmektedir.
  • HAZRO : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır.Ancak, yıkıcı bir deprem   kayda alınmamıştır. 1975 Lice depreminde biraz hasar görmüştür. Kuzeydeki deprem   merkezleride etkilenmektedir.
  • SİLVAN : 3. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır. Çevredeki deprem   merkezinden etkilenir.
  • BİSMİL :4. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır.Çevredeki merkezlerinin   etkisi altında kalır. Zaman zaman sarsılır. Fakat zarar görmez. 1960 yılında bir   deprem kaydedilmiştir.
  • ÇINAR : 4. Derecede tehlikeli deprem kuşağındadır. Çevredeki diğer deprem   merkezlerinin etkisinde kalır. Bugüne kadar dikkate değer bir yer sarsıntısı   kaydedilmemiştir.

İKLİM ÖZELLİKLERİ

Diyarbakır Surları Gün Batarken        Kuzey Mezopotamya   karasal-kontiental iklimine “Sübtropik yayla iklimi “ de diyebiliriz. İlin   ikliminde karasal özellikler, Akdeniz Bölgesine özgü değerler ağır basar.   Örneğin sıcak ve kurak bir yaz mevsimi, Doğu Anadolu’daki kadar sert ve soğuk   geçmeyen bir kış mevsimi Diyarbakır Havzası ikliminin “kısmen bozulmuş, karasal   özellikleri biraz değişmiş bir Akdeniz İklimi “ değerlendirmesini yapmamızı   sağlar.

1. BASINÇ DURUMU: Yıllık ortalama aktüel   basınç değeri 936 mb. dır. Kış aylarında basınç değerlerinde bir artma; İlkbahar   ve yaz mevsiminde ise düşme görülür. Bunun açıklanmasını şöyle yapabiliriz:Kışın   karalar denizlere oranla daha soğuktur. Yazın fazla sıcak, kışın ise

2. RÜZGARLAR: Ortalama aylık rüzgar hızı   saniyede 2.6 m.’dir. Rüzgarın en suratli estiği aylar Temmuz ve Ağustos olarak   belirlenmiştir. Fakat Şubat ayında esen güney rüzgarlarının sürati saniyede 33.8   m. yi bulmuştur.

Diyarbakır’da egemen rüzgar kuzeybatı (karayel ) yönlüdür. Yaz   mevsiminde, bölgenin bozkur bitkileri kurulduğundan ve nadasa bırakılmış   tarlalarda yüzey kuru olduğundan, esen rüzgarlar bol miktardatoz taşırlar.   Rüzgarın tozunu süzecek süzgeç görevi yapacak ormanlar bulunmadığından   Diyarbakır ve diğer yerleşim birimlerinin havası saydam ve duru olmaz.

3. SICAKLIK: Güneydoğu Toros Dağları bir duvar   gibi kuzeydoğu rüzgarlarını keserek yukarı Mezopotamya’ya geçmesini önler. Soğuk   ve serin hava kütlelerinin Diyarbakır havzasını geçmemesi nedeni ile kış mevsimi   Doğu Anadolu yüksek yaylaların olduğu gibi soğuk geçmez.Sıcaklığın -24 C olduğu   görülmüştür. Fakat ortalama düşük sıcaklık 8.7 C dir.

Kış mevsiminden yaza geçiş birdenbire olur.İlkbahar belirsizdir   ve sıcaklar birden artar.Ortalama 4 ay insanlar bunalır. Özellikle Temmuz ve   Ağustos ayları çok sıcaktır.Termometrenin 46 C yi gösterdiği olur. Fakat   ortalama yüksek sıcaklık 22.5 C dir.

Açık günler bakımından da Diyarbakır yüksek değerler sunar.   Ağustos ayında açık gün sayısı 25’i geçer.Mart ayında ise 5’tir. Diyarbakır’da   ortalama olarak yılın 154 günü bulutlu geçer. Gökyüzünün kapalı olduğu gün   sayısı ise 68 gün olarak belirlenmiştir.

Diyarbakır havzasında, Mayıs ayında başlayan kuraklık Ekim ve   hatta Kasım aylarına kadar sürer.

4. NEM: Diyarbakır’da ortalama nisbi nem   ortalaması %53’tür.

Yaz mevsimi çok sıcak olduğu halde nem azlığı havayı bunaltıcı   olmaktan çıkartır. Diyarbakır’ın 45 C lik sıcaklığına dayanılır; çünkü aşırı nem   yoktur.Hava kurudur. Fakat GAP projesi kapsamında yapılan sulama kanalları ve   yapay göletler nemi hissedilir şekilde arttırmış ve sıcaklık bunaltıcı olamaya   başlamıştır.

5. YAĞIŞLAR: Diyarbakır havzası çanak   şeklindedir. Yağmur şeklindeki yağışlar kışın ve ilkbaharda düşmektedir.   Diyarbakır ve çevresi, Akdeniz ikliminden etkilenerek kış yağmurlarının etkisi   altındadır. Diyarbakır’da yıllık yağış ortalaması 496 mm dir. Yaz ve sonbahar   Diyarbakır havzasında yağışsız geçer. Çünkü bu mevsimlerde bölge tropikal-kırsal   kütlelerin egemenliğine girmiş olur. 

       Diyarbakır dolaylarında kış aylarında kar yağışı   olağandır.Yılda ortalama 7 gün kar yağışı geçmektedir. Yağmur olarak başlayan   yağışın kara dönüşme ihtimali de vardır. Genelde kar kasım ayında yağmaya   başlar. Diyarbakır’da karla örtülü günler ortalama 13’tür.

 Yayın:14.06.2012 - Güncelleme:14.06.2012 - 09:48 - Görüntülenme:827